İş görüşmeleriyle ilgili bir kaç görüş sunmak istiyorum sizlere. İlk iş deneyiminiz olacak belki, kazanırsanız. Belki de birkaç iş tecrübeniz oldu. Yeni ufuklara yelken açmak istiyorsunuz. Şu an, hangi durumda olursanız olun, lütfen kendinize haksızlık etmeyin.
İş görüşmesinin tadını çıkarın. Dışarıda iş arayan veya işinden memnun olmayıp mutsuz olan sırada bekleyen binlerce kişiden bir adım öndesiniz. En olumsuzu ne olabilir ki? Mülakatta başarısız olabilir ve işe alınmayabilirsiniz. Gitmeden önceki durumdan farkı ne? Faydası olabilir hatta. Her başarısızlık sizi başarmaya bir adım daha yaklaştırır. Bir sonraki görüşme için hatalarınızdan ders çıkarıp, çok daha sağlam ve donanımlı duruş sergilemeniz için bir fırsat.
Başarısız olan belki de siz değil kurum temsilcileridir. Sizdeki cevheri keşfedememiş olabilirler. Tek taraflı olarak sizin o işe uygunluğunuza bakıyorlardır. Aslında o işin de size uygunluğuna bakıyor olmaları gerekir. Sorularıyla sizi yanlış yönlendiriyor ve önyargılı yaklaşıyor, hatta mülakat yapmayı bilmiyorlardır belki.. Bakın şimdiden tadını çıkarmaya başladınız.. Rahatlayın lütfen. Mülakat dünyanın sonu değil. Her son yeni bir başlangıç değil midir aslında...
En önemli nokta, en başında ve sonunda.... Her zaman gülümseyiniz. Başınıza gelebilecek bir çok olumsuzluğun dahi üzerini örtebilecek en büyük yardımcınız olan pozitif enerjinizden ödün vermeyiniz.
O zaman aklınızdan olumsuzlukları atın. Mülakata başlarken kafanızda hangi düşünce varsa o başınıza gelecek. Kendinize hangi sonucu yakıştırıyorsanız, eğer bir mucize olmazsa o gerçekleşecektir.
Mülakat, bir müzakeredir. Pazarlık değildir.
Çift taraflı görüşmedir. Tek taraflı sorgulama süreci değildir.
Savaş değil, ortak noktada buluşma ve anlaşmadır. Mücadele veya rakip olmak değildir.
Her şeyi karşı taraftan beklemek, susarak oturmak değildir. Hazırlıklı gidersen eşit şartlara sahip olursun.
Cevap verdiğin kadar soru da sorabilme hakkın olduğunu unutmamaktır. Yalnızca sana yöneltilecek soruları beklemek değildir.
Dik oturmaktır. Yaylanarak veya sandalyenin önünde her an gidecekmiş gibi değil. Omuzları ve kafayı düşürmek değildir.
Kısa ve öz kendimizi ifade etmektir. Gevezelik etmek değildir.
Doğal olmaktır. Karşı tarafın beklentilerine göre rollere bürünmek değil......
Evleneceğiniz arkadaşınızla buluştuğunuz ilk gün aslında mülakat değil de nedir? Birbirinizi daha iyi tanımaya ve kafanızdaki birçok soruya cevap bulmak için bir araya gelmek değil midir aslında? Mülakatta işte öyle bir şey...
Zaten içinizde var olan doğal yeteneklerinizi açığa çıkarabileceğiniz, heyecanınızı fırsata dönüştürebileceğiniz, stresi başarıyla denkleştirebileceğiniz ender sahnelerden biridir mülakat süreci.. Kim için peki?
Kendini bilene, özgüveni olana, başarısızlıktan ders çıkarmayı öğrenene, önceden araştırma yaparak hazırlıklı olana, yani proaktiflik sergileyebilene, istekli ve kararlı durabilene, göz teması kurabilene, özgeçmişiyle fark yaratabilene, doğal görünmeyip sahiden olabilene...
Mülakat deneyimi yaşamışsınız kadar hoşunuza gidecek birkaç bilgi size...
Her mülakat, ilk defa gidiyormuş gibi taze, umut dolu, heyecanlı ve inançlı olmalı.
Beden diliniz her zaman pozitif olmalı. İlk izlenimden itibaren bakışlarınız ve yüzünüzdeki tebessümle herkesi derinden etkileme şansınız yüksek. Heyecan ve stresinizi kontrol etmek ve pozitif etkiye dönüştürmek için lütfen gülümseyiniz.
Göz temasınız iletişimde olduğunuz herkese adil yayılmalı. Yalnızca soruyu sorana bakmayınız. Cevap verirken tüm dinleyicilerle göz teması kurunuz.
Tokalaşma esnasında karşılıklı güven duygusunu yaratabileceğiniz bir fırsatı hüsranla sonuçlandırmamak için elinizi sağlam bir şekilde uzatıp, kavramalısınız. Parmak uçlarıyla süs köpeği denilen şekilde veya bileğe kadar kavramış pehlivan tarzda olmamalı. Eliniz altta kalırsa bu sizin mütevaziliğinizi gösterir derler ancak, ilk karşılaşmada lütfen altta kalmayınız. Üstünlük kurmak için üstte de olmayınız. Eller yere dik şekilde ve parmaklar eli tam kavrayacak şekilde tokalaşmalı.
Mülakat odasına girdiğinizde sigara veya ter kokmayınız.Güzel kokular varken, bir de sigara hiç içilmeyen bir ortamsa baştan burun kıvırtmayın kendinize..
Katılımcı olunmalı. Doğru zamanda doğru cevabı vermek kadar, soru da sorabilmeli.
Soruları sorarken riskini önceden ölçmeli. Mesela; ilk görüşmede hemen “kaç para veriyorsunuz” anlamına gelen aceleci çıkışlar sergilememeli. Önceliğinizin ne olduğu konusunda yanlış algılara sebebiyet verebiliriz.
Para, çok önemli tabi. Hayatımızı devam ettirebilme ve daha iyi şartlarda yaşayabilmemiz için olmazsa olmazımız. Ancak mülakatta ve iş hayatı boyunca hiçbir zaman birinci, hatta ikinci öncelik olmamalı. Siz, üstünüze düşeni yaptığınız ve artı değer kattığınız sürece gerisi gelecektir. Dikkat edilecek nokta, mülakattan başarıyla geçtikten sonra iş teklifi yapılıp evrak listesi verilirken ücret konusunun artık netleşmiş olması gerekliliğidir. Şimdi istediğiniz detaya girebilirsiniz. Çünkü hak ettiniz. Kafanızda hiç soru işareti kalmadan başlamak önemlidir.
İş deneyimi ve tecrübeleriniz konusunda, staj ve öğrencilik hayatınızı lütfen önemseyiniz. Deneyimli bir öğrenci olarak okulunuzu bitirebilir ve mezun olabilirsiniz. Öğrenciyken katıldığınız organizasyonlar, üyesi olduğunuz veya faaliyetlerine eşlik ettiğiniz topluluklar, sivil toplum kuruluşları, dernekler, konferanslar, ekipler, sosyal aktiviteler... gibi faaliyetleriniz aslında sizin için deneyim. Küçümsemeyin. Staj sürecinde bulunduğunuz kuruma yaptığınız küçük bir katkı sizin için büyük bir adım belki. Yalnızca çay götürüp getirip, fotokopi çekmediğiniz üzerine inanmak istiyorum. Kurumlar bu konuda artık çok daha bilinçli. Siz de o gözle bakıp öyle yorumlayın lütfen.
Okul birinciliğiniz gurur verici bir sonuç. Tebrik ederiz. Ancak her zaman avantaj olmayabiliyor. Akademik ders başarınız ve IQ’nuz kadar, sosyal çevre edinme potansiyeliniz, farklı uğraşlarınız, kendinizi ifade beceriniz ve duygusal zekanız da çok önemli. Hatta daha önemli..
Mülakata gelmeden önce, kurumun tarihçesi, organizasyon yapısı, personel sayısı, misyon, vizyon, değerleri ve kalite politikaları gibi bilgilere ulaşabileceğiniz WEB sayfasını mutlaka inceleyin. İncelemiş olmak için değil ama küçük notlar alarak size fayda sağlayacak şekle dönüştürmelisiniz. Bunu yapanlar hep bir adım önde yürüyorlar.
Müracaat ettiğiniz görev hakkında bilgi sahibi olmaya çalışın. Gözlem yapma şansınız varsa önceden takip edin. Yoksa, benzer işleri yapanlardan fikir almaya çalışın. Hiçbir şey yapamıyorsanız, arama motorlarına girip görevi araştırırsanız mutlaka birkaç bilgiye ulaşabilirsiniz. Onu da yapamıyorsanız Feys ya da tivitır’daki arkadaşlarınıza sorun.
Kurumun sizden beklentileri konusunda ve hatta her kuruma özel olan “kültür” hakkında istihbarat toplamak size çok fayda sağlayacaktır. Şirketlerin, yazılı olduğu kadar yazılı olmayan kuralları vardır, karakteristik yapıyı yansıtır. Yakalayacağınız küçük bir detay size çok yol aldırabilir.
Mülakat boyunca aday olduğunuz görev ve sorumluluk için vereceğiniz örneklerin somut ve gerçekçi olmasına gayret edin. Başınızdan geçen olayları hatırlamaya çalışın. Çözdüğünüz bir problemi, başından sonuna kadar yürüttüğünüz bir projeyi, ekip çalışması sergilediğiniz bir faaliyeti, başarılı olan olaylar kadar, ders çıkardığınız başarısızlık örneklerini mutlaka mülakat öncesi hatırlamaya çalışın.
Güçlü yönleriniz kadar, geliştirmeniz gereken yönleriniz hakkında da rahatlıkla özeleştiri yapıyor olmanız gerekir. Mülakat öncesi SWOT analiz yapınız. Güçlü yönleriniz ve zayıf yönlerinizin sizin için hangi açıdan fırsat ve tehdit olabileceği üzerine biraz kafa yormakta fayda var.
Özeleştiri yapabilen ve bu sayede özgüvenini cesurca sergileyebilen bir aday olarak akıllarda yer edinmeniz mümkün. Yalnızca önce kendinize karşı dürüst olun ve aynaya sadece taranmak için bakmayın yeter. Aklınıza geldikçe elinize kağıt kalem alıp mutlaka not alın.
Mülakatın sonucunun, kesinlikle önceden belli değil, yalnızca size bağlı olduğunu hiç unutmayın. Bu memlekette torpilsiz hiçbir şey olmaz modundan çıkınız lütfen. Sonuna kadar her an her şey olabileceğini düşünerek, gidişatı değiştirecek performansın bazen bir bilgi, örnek, bir bakış, duruş, davranış veya bir kelimede saklı olabileceği gerçeğini aklınızdan çıkarmayınız.
İlk izlenim çok önemlidir. Kıyafetinize özen gösterin. Erkekler için, takım elbise, düz gömleğe desenli, desenli gömleğe düz kravat, uzun kollu gömlek, tercihen kol düğmeli olabilir, gelmeden önce olunmuş sakal tıraşı, pantolondan daha koyu renk çorap, ve boyalı ayakkabılar.. Hanımlar için ise, parmakları göstermeyen ucu kapalı ayakkabı, sade bir makyaj, toplu saçlar, küçük küpe, toka ve takılar, kot pantolon gibi spor olmayan resmi kıyafetler...
Özellikle erkek adaylar için, gösterilen yere oturmadan önce ayakta kalan varsa oturmasını beklemek saygı göstergesi. Hanımlar her zaman öncelikli oldukları için sorun yok.
Mülakatta yanınızda mutlaka not defteri ve kaleminiz olsun.Siz de istediğiniz zaman not alabilmelisiniz. Bir kaç not yazın. Hiçbir şey yazmadan görüşmeyi sonlandırmayın. Sizin ciddiyetinizin güzel bir göstergesi olur.
Kendinizle barışık olmalısınız. Ne istediğini bilen ve beklentileri olan bir görüntü çizmelisiniz. Sektörü araştırıp, kurum hakkında ön bilgi sahibi ve aday olduğunuz görev & sorumluluk için niçin uygun biri olduğunuz konusunda önce siz kendinize “EVET” demelisiniz..
Sonra, gerçekten haz duyacağınız ve isteyerek çalışacağınız sektörleri araştırınız.
Ardından, “EVET” dediğiniz sektörleri temsilen size heyecan veren şirketleri bulup, alternatifleriniz olacak şekilde eleyiniz.
Son olarak, “EVET” dediğiniz şirketlerde hangi görev ve sorumluluklara aday olduğunuzu kararlaştırınız. Sizi tatmin edecek işin, insanlarla sıkı iletişime geçeceğiniz, sahada, fiziksel olarak da canlı ve hareketli bir ortam mı? Yoksa, proje bazlı, masa başı, daha az insanlarla iletişime ihtiyaç duyulacak karakterde mi olması gerektiğine karar veriniz. “İkisi birden olur, ben ne iş olsa yaparım” diyorsanız henüz kendinizi tam olarak tanımıyorsunuz demektir.
Mülakatta size ait özgeçmişten faydalanılacağı için, özgeçmiş oluştururken dikkat edeceğiniz birkaç detayla farklılık yaratabilirsiniz. Bunun için de biraz araştırma yapmanız gerekecek. (Bakınız diğer yazılara....)
Mülakattan önce ikramlık yiyecek veya içecek teklif edilirse, kabul edebilirsiniz. Ancak, sigara kullanıyor olsanız bile ikram edilirse kesinlikle kabul etmeyiniz. Sunulan ikramları bitirmeniz nezaketen iyi olacaktır. Rahat olmalısınız.
Daha önce ayrıldığınız işlerinizle ilgili dürüst cevaplar veriniz. Sizinle ilgili sorun yaşanmış olsa bile, bunu dile getirip, ders çıkardığınızı özgüvenle dile getirmek, doğru bir kurumla mülakat yapıyorsanız size kazandıracaktır. Yalan söylemekle ancak günü kurtarırsınız. Bu sebeple, kalıcı olmayacağınız gibi, yalan hikayeniz yılan olur, elinize, belinize hatta boğazınıza dolanır ve sizin için kötü bir referans olarak peşinizi bırakmadan bir gün veya bir çok kez karşınıza çıkar.
Stres ve heyecanlanmak, ruhsuzluktan çok daha iyidir. Daha canlı olup, daha pratik çözümler üretebilme potansiyeliniz stresliyken daha mümkündür. Konuşurken, cümleleri kısa tutup, kelimeleri birbirine karıştırmamak gerekir.
Mülakatın akışı itibariyle rüzgar ve akıntıdan faydalanmak amaçlı biraz politik olmak gerekebilir. Cevap ve yorumlarınız sizi asla çok fazla uçlara götürmemelidir. Bazen yumuşak geçişlere ihtiyaç olabilir. Hiçbir konuda rahatsızlık verecek boyutta sivrilmeyiniz. Siyasi, sportif, dini, ahlaki veya kültürel boyutta düşünceleriniz icra edeceğiniz işinizle hiç alakalı değilken önünüze engel olarak çıkmasın.
Bireysel başarıların ortak ve kurum hedeflerine ulaşma konusunda öncülük etmesi gerektiğini, daha büyük başarıların ancak ekip çalışmalarıyla gerçekleştirilebileceğini dile getirmek ve bunu en içten halinizle inanarak sunmak gerekir. İyi bir lider yöneticinin bile önce iyi bir “ekip üyesi” olması gerektiğini ve kalıcı başarıların ancak işbirliği ve dayanışma içinde yürüyen bir kurum kültüründen geçtiğini tüm kalbinizle sarf edebilirsiniz.
Siz; mülakat sonunda başarısız olma ihtimali yüksek olan, çok bilgili ve donanımlı olup bunu hissettiremeyenlerden, yani kendini satmayı beceremeyenlerden, ya da altı boş ama ağzı iyi laf yapıp şov yapmayı çok iyi başarabilenlerden olmak istemiyorsanız, torpil aramak için harcayacağınız vakitte, kitap okuyun, araştırın, hazırlık yapın, kendinizle yüzleşin ve her zaman gülümseyin, doğal olun, inanın... yeni işiniz hayırlı olsun...