ÖZGEÇMİŞ – ÖZGELECEK demek aslında...İÇİN GEÇMİŞSE ZOR....
Herkesin bir SİVİ’si var artık. CV olarak yazılan ve açılımını bir çok kişinin bilmediği kelime. Türkçesi ise “özgeçmiş”.. İngilizcesi “Cirriculum Vitae” diye yazılıyor. Ne mutlu telafuz edip okuyabilene.
Bazılarının durumu vahim. Çünkü adamın içi de geçmiş, özü de..
“Torpilin yoksa hiç bir işe girilmez bu ülkede” diye düşünen, kendine yatırım yapmayıp, her şeyi başkalarından bekleyenler var mesela. Özü de yok, geçmişi de. Haliyle geleceği de sakata geliyor tabi.
Siz, özüyle sözüyle geçmişinden faydalanıp geleceğine ışık tutan özgüveninizden asla ödün vermeyin.
Herşey Eğitimle Başlıyor ve Maalesef Bitiyor..
Hukuk fakültesi mezunu, gözleri ışık saçan, ülkenin geleceği için umut vadeden arkadaşıma soruyorum. “Okul bitince ne yapmayı planlıyorsun?” diye. “Avukatlık bürolarında staj yapıp, hakimlik sınavına hazırlanacağım” derken omuzları düşüp, gözlerini kısıyor, sesi alçalıyor, göz temasını kaybediyor. “Niye umutsuzsun” diye sorunca. “Torpilsiz olmuyor abi, okuldaki hocalarımızda bunu savunuyor” demesin mi...” “Yok artık” diyorum. Şimdi sizin aklınızdan geçtiği gibi.
Kaç kişi sınava girecek ve kaç kişi alınacak işe.. 5.000 kişi girecek, 100 kişi alınacak belki.. “sınavı geçsen bile mülakatta kesin elenirsin torpilin yoksa” diyor. Pırıl pırıl, gencecik, taze bilgileriyle mesleğini bütünleştirip ülkeye faydalı bir birey olmak için çırpınıyor.
Bu sınavın sonunda işe alınacak 100 kişinin 99 kişisi torpilli bile olsa, en az bir kişi bileğinin hakkıyla o sınavdan geçer inancımı dile getirip, motive etmeye çalışıyorum. Yüzüme bakıp, hafif bir tebessümle azıcık toparlanıyor. O kişi sen olmalısın. Sen inancını ve özgüvenini kaybetmediğin sürece o kişi olabilirsin. Ve senin gibi düşünen, çaba gösteren, azimli ve kararlı duruşundan ödün vermeyenler, üzerine düşeni kendi kaldırıp, kimseye kendini muhtaç hissetmeyenlerin sayısı arttıkça, o bir kişi on kişiye sonra yirmi, sonra otuza çıkacak. Ve “bu memlekette doğru ve iyi işler de oluyor” virüsü tüm ülkeyi sardığında işte o zaman senden sonrakilere medeni bir ülke bırakmış olacaksın miras olarak. Sana da yakışan budur dedim. Nasıl damardan girdimse koşup halay başı çekmeye başladı. Düğündeydik yani. Düğün bitene kadar oturmadı. Bu motivasyonla o sınavı ve torpillileri geride bırakacak inancı hiç eksilmesin inşallah.
Gelelim özgeçmiş hazırlamaya. Siz yokken sizi temsil eden en yakın dostunuza.
İlk olarak özgeçmişinizi göndermeden önce, “4 EVET” yolunu aşmamız gerekiyor. Önce kendinize 1. EVET..Kendisiyle barışık, özgüveni yüksek ve ne istediğini bilen bir donanıma sahip olunmalı.
2. EVET.. sektöre.. Devlet mi? Özel mi? Cevabınız hangisi olursa olsun. Diğer tarafı niçin istemediğinize de mutlaka kafa yorun. Bir tarafın artılarıyla diğer tarafın eksilerini sakın kıyaslamayın. %99 yanlış karar verirsiniz. Her iki tarafın artıları ve eksilerini aynı teraziye koyun. Hakkaniyetli bir tartı olsun. Sektörleri eleyin. Birden fazla sektörünüz olsun mutlaka. Alternatifleri ve B planlarını yapmak lazım. Seçici olunmalı. Araştırıp, ince eleyip sık dokumalı yani.
3. EVET.. seçtiğiniz sektördeki kurumlarla ilgili. O sektörlerde hangi kurumlarda çalışmak isterseniz onları araştırın ve bulun. WEB sayfalarını ziyaret edin. Kurumların kapısını çalıp “İnsan Kaynakları”na gidip bilgi almaya çalışın. Bilgi alamıyorsanız ve sizi önemsemiyorlarsa zaten oraya özgeçmiş bırakmayın.
4. EVET... Kurumlardaki bölüm ve görevler için olmalı. Sizi masa başı, proje bazlı, çok fazla iletişim gerektirmeyen daha teknik işler mi, yoksa sahada, aktif iletişim kurup, insanlarla direk birliktelik kurabileceğiniz, daha hareketli işler mi tatmin eder?.. Cevabı sizde.. Her ikisi de olur, aynı derecede gibi bir cevabı sakın vermeyin. Mutlaka bir tanesi en az % 51 olmalı. Şimdi özgeçmişinizi inanarak bırakabilirsiniz. Yolunuz açık olsun.
Özgeçmiş yazarken nelere dikkat edeceğiz?
Özgeçmişler artık kişiye özel değil, mutlaka kuruma özel olmalı. Yani esas bilgilerinin olduğu sayfanın önünde bir kapak sayfası eklemelisin. Ön kapak sayfasında, müracaat edilen kurumun hakkında araştırıp edindiğin küçük birkaç bilgiyle beraber hangi bölüm ve görevler için aday olduğunu belirten açıklamalı paragrafla beraber, güçlü yönlerini dile getirdiğin ikinci bir paragraf yeterli olur. Niçin o görevler için uygun olduğunu düşündüğünü açıklamak için güzel bir giriş olur. Az ve öz olsun kapak yazısı. Başlangıçta hitap edeceğin kurumun adını ve özgeçmişinle ilgilenecek bölümün adını tam ve eksiksiz yazarsan 1-0 önde başlarsın sürece.
Özgeçmiş resimli olsun.. Ama resminiz, askılı atletli, arkasında deniz manzaralı ve fotomodel ajansına poz verir gibi olmasın. Tek başınıza, dik durun, yatarak verdiğiniz pozu özgeçmişe yapıştırmak gibi bir hata yapmayın.. İş kıyafetiyle ve hafif tebessüm yeterli. Aşırı makyajlı olup bakımlık veya hiç makyajsız bakımsız olmamalı. Kravatlı olsun mümkünse, kesinlikle kaytan tıraşlı bakmalı.
Özgeçmişler, isimsiz, resimsiz, doğum tarihsiz... olsun gibi yaklaşımlar var gündemde. Şirketler başvuru formunu bile hala kaldıramamışken biz bünyemizin kabul etmeyeceği erken adımlar atmayalım. Çok kafa yormayalım o yüzden.
Özgeçmişte, eğitim durumunuz liseden başlamalı. Sonra üniversiteyi yazabilirsiniz. Henüz ilkokul mezunu bile değilsen, dışarıdan ilköğretimi, sonra liseyi hatta açık öğretim okuyup üniversiteyi çok kısa sürede bitirebilirsiniz. Biraz inanç ve kararlılık yeterli. Önce kendine inanacaksın tabi. Ne duruyorsun kalkıp araştır hemen git müracaat et. 10 yıl sonra karşılaşırsak ya şu an olduğun yerde, tükenmiş vaziyette, isyan modunda, hakkının yendiğini iddia eden “sen” de olabilirsin. Ya da ne iyi yapmışım gidip okula kaydımı yaptırmakla diye başlayıp, üniversite mezunu ve kart vizitini gururla uzatan “sen” olursun. Daha iyi yaşam standartı yakalamış, daha iyi arabası ve evi olan, çocuklarını daha iyi koşullarda okutan ve yetiştiren sen olabilirsin. Zor değil, bunu yapabilen çok arkadaşım oldu. İsteyince oluyor. Yapamadığın işler için bahane üretmeyi ve sızlanmayı bırakıp, geleceğin için bir adım at hemen. Özgeçmişinde yakışıklı olsun bu sayede.
Özgeçmişteki cep telefon numarası “0” la başlamasın. Söylerken de sıfırı kullanmamanı öneriyoruz. Cep telefonu için sıfırı söylemek kesinlikle bir hata değil, ancak sıfırı söylememek veya yazmamak bir farkındalık. Vizyon işareti biraz.
Özgeçmişteki mail adresiniz, adınız, soyadınız ve en fazla doğum tarihinizle beraber mutlaka mantıklı bir isimle oluşsun. asabiyim@....com, çılgınkız@....com, sarıinek@....com, seks-en dört@....com, kaderincilvesi@....com, zalimdünya@...com, kedimbenim@....com,.... çok fazla iddialı oluyor.
Özgeçmişteki iş tecrübeleriniz içinde “pazarda limon satmış” olsan bile yazmalısın. Her anın kattığı bir tecrübe mutlaka vardır. Yaptığın hiçbir işi “yanlış yorumlanabilir” diye yazmamazlık etme. İş tecrübelerini yazarken, icra ettiğin görevi kısaca bir-iki cümleyle tanımla. Varsa eğer sorumlu olduğun yöneticinin unvanını yazabilirsin. Yazdığın bir iş tecrübenden dolayı önyargılı yaklaşım sergileyen şirkette çalışmak sana daha büyük ızdırap verebilir. Üzülme. Sen de seçici olabilirsin.
Yabandı dil bilgisini dürüst verin. Aksi takdirde zor durumda kalabilirsiniz. Örneğin; okuma 9, yazma 9, anlama 10, konuşma 2.... gibi bir seviye olmaz. Uzun zamandır pratik yapmadığınız için “konuşamıyorum ama anlıyorum” hoş olmuyor.
Bilgisayar seviyeniz gerçekten iyi ise iyi yazalım. Facebook, Twitter, Blogger... gibi faaliyetleri ustalık gibi aksettirmeyin. PS’de rekor kırdın diye kendini dev aynasından yansıtma. Word, Excel ve PP gibi programları mutlaka kullanabiliyor olmak önemli. Bilişim ve yazılım uzmanlığı gibi mühendislik bilgisi gerektiren çok teknik görevler için daha fazlası da gerekebilir tabi.
Özgeçmiş “word” formatında kısa ve öz olmalı. Adı da özgeçmiş zaten.
Katıldığınız eğitim, seminer, konferans...ları, alınmış sertifika veya katılim belgelerini mutlaka konuyu kısaca belirterek yazmalı.
Özgeçmişte referans yazmak isterseniz, varsa daha önce çalıştığınız kurumlardaki yöneticileriniz olmalı. Hakkınızda ne söyleyecekleri konusunda özgüveniniz yüksek olsun. Birçok mülakatta “biz aradık sorduk, senin hakkında ne demiş olabilirler” diye soru yöneltilebilir. Sen, hem güçlü yönlerini hem de özeleştiri yapıp geliştirmeye ihtiyaç duyduğun taraflarını özgürce dile getirebilmelisin. Ya da “istenildiği takdirde referans sunulacaktır” açıklaması da yeterli olabilir.
Özgeçmişte yazı karakteri olarak çok çeşitlilik okuyanı yorabilir. Başlıklar ve metin için iki farklı yazı tipi yeterli olur. Yazı büyüklüğü ise seçtiğiniz yazı türüne göre okunabilir boyutta olmalı. Önemli olduğunu düşündüğünüz kelime veya cümlelerin alını çizmenize gerek yok. Özgeçmişinizdeki her bilgi sizin için özel olmalı.
Özgeçmişiniz özgeleceğinizdir. Daha en başından farklılık yaratmak için bir fırsattır. Başarılar her zaman küçük detaylarda saklıdır. At yarışları burun farkıyla, bisiklet yarışları tekerlek, 100 metre koşuları saliselerle kazanılır.Bir adım önde olmak için farkındalık sağlamak adına istek, inanç ve motivasyonunuzu hissettirebileceğiniz özgeçmişleriniz olması artık kaçınılmaz. Yolunuz açık olsun..