Bizi bu hale bu şartlar ve koşullar getirdi diye, sızlananlara..
 
·Ne kadar çabalasam da torpilin yoksa, bu memlekette bir baltaya sap olunmaz diyenlere..
 
·Her başarısızlığın ardında mutlaka sebep olarak dış etkenlerin varlığına kendini inandırmış, “yapacak bir şey yok” diye düşünen reaktif insanlara..
 
·Kendine inancından önce, başkalarının desteğine güvenen pısırıklara..
 
·Her gün bir gün önceden hızlı olunması gereken günümüz koşullarında, kişisel gelişim için hiç çaba sarf etmeyip, yerinde sayanlara..
 
·Her fırsatta parlayıp, önce kendisiyle sonra da etrafındakilerle çatışıp, söyledikleri ve davranışlarından dolayı % 99 pişmanlık duyarak ömrünü tüketenlere..
 
·En çok sevdiklerine bile sevdiğini söyleyemeden bu hayattan göçüp gidenlere..
 
·Hamileyken ve çocuğunu emzirirken dahi ağzından sigarayı düşürmeyen düşüncesizlere..
 
·Her şeyi karşısındakinden bekleyip, kendisi değişim için hiç adım atmayan bencillere..
 
·Elindeki çöpü hiç çekinmeden sokağın ortasına atan duyarsızlara..
 
·Gelişim ve iletişim için en önemli faktörlerden biri olan öz eleştiri yapabilme ve geri bildirim alıp vermede cimrilik yapanlara..
 
·Kendi hedefleri olmayıp, hayatta kendi umutları yolunda değil de, hep başkalarının hedefleri için çabalayan, kendini unutup, etrafa adanmış kurbanlara..
 
·Her gün hipnoz olmuş gibi saatlerce televizyonda seyredecek bir dizisi olan, ancak iki satır kitap okuyor musun? diye sorulduğunda “ nerdeee vakit mi var” açıklaması yapan cahillere…
 
·Ağzından “ama” kelimesini hiç düşürmeyip, her defasında zıt görüşleri savunan, aslında kendileri gerçek “ama” olan negatiflere..
 
·“Hayır, mümkün değil, maalesef.. gibi olumsuz sözcükleri her cümlede kullanan geçimsizlere..
 
·En kutsal birliktelik olan evliliklerini diş macunu sıkmayı bile öğrenemeden bitiren zayıflara..

birkaç lafım var..

· Bugün kendiniz için bir şey yapın. En az bir davranışınız için değişime karar verin. Çok basit ve kolay olsun. Yukarıda saydığım davranışların hiç biri sizde olmadığına göre, siz şu an en yakınınızdaki birinden destek alın.

· Sence ben hangi konuda kendimi değiştirmeli ve adım atmalıyım diye sorun.. En son kendinizle ilgili kimden aldınız bir eleştiriyi? Çoğumuzun aklınıza gelmiyor değil mi?

· Kimse yoksa etrafınızda bu soruyu soracak biri, o zaman kendinize sorun. Yüzleşin kendinizle. Biraz aynaya bakın. Kalkın ve harekete geçin.

· Haydi şimdi doğru aynanın karşısına. Mesela, sırtınıza bakın. Arkadan nasıl görünüyorsunuz mesela? Hiç düşündünüz mü? İncelediniz mi kendinizi?  En son berber göstermiştir ense tıraşınızı. Bugüne kadar hiç olmamış diyeni görmedim ayrıca J))

· Torpil arama, sensin torpil aslında kendin ol yeter. Hayatın boyunca hep başkalarına minnet duyarak ve borçlu kalarak yaşamak yerine, bileğinin hakkıyla elde ettiğin vasıfsız bir işin bile çok daha kıymetli olduğunu anlayacaksın bir gün inan.

· Sen, kendin ol yeter. Başkalarına soracağına, özüne sor. Aklına sor, yüreğine sor. Seni nereye götürecek acaba? Fırsat ver ona.

· Hayatının çobanı sen ol. Güdülen değil, hayatını güden ol yani.

· Hayatta her şeyin bir bedeli olduğunu unutma. Hayallerini gerçekleştirenlerin, bu bedeli ödemeyi göze alanlar olduğunu aklından hiç çıkarma.

· Başımıza gelen tüm olumlu ve olumsuz olayların sebebinin kendimiz olduğunu bilmek ve başkalarını suçlamak yerine her başarısızlıktan ders almayı başarmak, başarının en önemli sırrı aslında. Önce bunu başarmak gerekiyor.

· Proaktif insanlar, asla mazeret üretmez, bahanelerin ardına sığınmazlar. Sorumluluk alır, parmağından ve elinden çok, kendini taşın altına koyarlar.

· Her fırsatta kendini geliştirme çabası içinde olan, ilkokul terk, ancak hayat üniversitesi mezunu olanlar, en kıdemli unvanlara sahip, ancak gündemi takip etmek ve kendini yenilemek yerine, yerinde sayan ve cepten yiyerek geleceğini tüketenlerden daha kıymetli ve gerekli bu memleket için.

· Trafikte her fırsatta elinin tersini gösterip, “ne var lan” demektense, elinin avuç içini göstererek, “kusura bakmayın, yolunuz açık olsun” diyenlerden olmak an meselesi.

· Çatışma psikolojisi içinde debelenip duranlara, parlamadan ve parlatmadan önce azıcık sabır diliyorum. Dur, sakin ol. Derin bir nefes al. İçinden 10’a kadar say. Gözünü kapa ve mümkünse o ortamdan uzaklaş. Pişmanlıkların azalacak. Çok daha sağlıklı iletişim kurabilen “insan ilişkileri uzmanı” olacaksın. Söz..

· Vakti geldiğinde o anın hakkını vermeden mutlu olmak zor. Sevgini göster. Duygunu açığa vur. Ağzından çıkar şu güzel sözcükleri. Karşındakini değerli hissettirecek, hatta onure edecek o kelimeleri ne olur tutma içinde.

· Şu an ilk aklına gelen ve güzel sözlerle mutlu edebileceğin kişiyi düşün, hemen harekete geç ve ulaş ona. “seni seviyorum”, “sen benim için çok değerlisin” , “ iyi ki varsın”, “özledim seni”, “teşekkür ederim”……haydi şimdi..

· Sigarayı bırak Allahaşkına.. Şimdi. En son “damarları daralmış ve tıkanmış dostumun rahatsızlığının en önemli sebebinin sigara olduğunu öğrendiğim bugün, senin için yeni bir hayatın başlangıcı olsun inşallah.

· Evinde ve arabanda içme bu mereti. Yazık etme bari çocuklarına. Yaşam kaliteni dibe vurma. Yaşamın dibi yerine “adamın dibi” olmak yakışır sana. Gerçekten nefesin ve sen pis kokuyorsunuz. Bir daha, bir daha, bir daha,… Yapma bu haksızlığı önce kendine ve etrafına..

· Şu ana kadar farkına vardığın bir şey için şimdi bas düğmeye. Diş macununu ortadan sıkmak yerine, alttan sık mesela. Çok kolay. Biliyor musun.. bir çok evliliği kurtaracağız birlikte. Ya da bir kitaba başla. Yeni bir hayat için.

· Bir kelebek bir arabanın aynasına konmuş, başlamış aracın alarmı ötmeye. Aracın altında yatan köpek korkmuş, hızla koşmaya başlamış, koşarken başka birini harekete geçirmiş anında…… en son yangın çıkmış bir evde kundaktaki bebeğin hayatı kurtulmuş son anda.. Sizde hayatlara dokunmak isterseniz, kelebek etkisi yaratın. Küçücük bir adım, büyük bir hayat kurtaracak belki devamında..

· En çok sevdiğiniz yönünü hangisi? Güçlü olduğunuz özelliklerinizi düşünün. Hemen aklınıza gelecek birkaçı. İletişimim çok güçlü. Yaratıcı biriyim. Cesurum. Azimliyim. Sabırlıyım. Pozitif biriyim. Çabuk kaynaşırım. Uyumluyum. Lider ruhluyum. Eğlenceliyim….

· Şimdi, beğenmediğiniz, geliştirmeniz gereken yönlerinizle yüzleşin bakalım. Bir çoğumuz için zor olacak belki. Yok mu? Aklınıza gelmiyor mu? Siz kusursuz olabilir misiniz? hiçbir tespitiniz yoksa, öz eleştiri yapamamayı alın kendinize. Bu yönünüzü geliştirin önce.

· Bir amaç uğruna yaşamak, o uğurda ölmeyi bile anlamlı ve değerli kılar. Amaçsız, hedefsiz ve umutsuz bir yaşam ise yaşarken ölmüşlüğün göstergesi. “Tükenmişlik” deniyor literatürde. Siz tükenenlerden değil de, etrafınızda bu hastalığa yakalananların tedavi sürecine katkıda bulunan faydalı insanlardan olabilirsiniz. Tek çare “dünden hızlı olmak için değişim ve gelişime ayak uydurmak”.. Kendimizi güncellemek, yenilemek ve farklı bakış açılarına sahip olmak için inançla yolumuza devam etmek.

· Sadece haftanın bir günü. Sen belirle. O gün “kitap günü” olsun. Televizyona esir olmak yerine, seni mükemmele uykuya götürecek kitap okuma alışkanlığı için… haydi “başarabilirsin”…

· Ağzımızdan çıkan sözcüklerin olumlu olması önemli.

· Hayır yerine…. Olanaklarımız bu ölçüde. Sizin için elimizden geleni yapacağız

· Yapacak bir şey yok yerine…. Yapabileceğim bir şey var

· Mümkün değil yerine… Size yardımcı olmaya çalışacağız. Şartları sizin için tekrar gözden geçirelim. Size alternatifler sunabiliriz

· Prosedür böyle yerine… Kurallarımız size daha iyi hizmet verebilmemiz için konuluyor. Geri bildiriminiz için teşekkür ederiz

· Katlanılan değil de, hayatı katlayarak yaşayanlardan olmak mümkün.

· Siz neyi katlamak isterseniz o… Sizin hayata bakışınız ve aklınızdan geçen düşünceniz neyse o…

· Torpil mi arıyorsun???… Kendin ol.. Şimdi ateşleyin. Gökyüzü sizi bekliyor.

· Uçmak mı??? Kanatlarınızın farkına varırsanız mümkün..